Işık
Her resim belirli bir saatin ışığından doğar. Sabahın serinliği ile akşamüstünün sıcaklığı aynı manzarayı iki ayrı esere dönüştürür.
Mersin'de doğdum ve büyüdüm. Çocukluğumdan beri beni en çok etkileyen şey, aynı manzaranın günün farklı saatlerinde bambaşka bir yere dönüşmesiydi. Resim yapmaya o değişimi yakalamak için başladım.
Güzel sanatlar eğitimimin ardından uzun yıllar figüratif çalıştım. Zamanla figürü geri çekip renk alanlarına, ışığın bıraktığı ize odaklandım. Bugün yağlıboya ve akrilikle, büyük ölçekli tuvallerde katman katman ilerleyen bir yöntemle çalışıyorum. Bir resim çoğu zaman haftalarca atölyede bekler, ışığı doğru bulduğumda tamamlanır.
Eserlerim kişisel ve karma sergilerde izleyiciyle buluştu, yurt içinde ve yurt dışında özel koleksiyonlarda yer aldı. Atölyemi koleksiyonerlere, öğrencilere ve sanatseverlere randevu ile açıyorum.
Sibel Çataklı
“Bir resmi bitirdiğimde aklımda kalan şey bir yer değil, o yerin ışığıdır. Tuvale taşımaya çalıştığım şey de tam olarak bu.”
Her resim belirli bir saatin ışığından doğar. Sabahın serinliği ile akşamüstünün sıcaklığı aynı manzarayı iki ayrı esere dönüştürür.
Figürü geri çekip rengin kendisini konuşturuyorum. İnce katmanlar üst üste bindikçe yüzey derinlik kazanır.
Resimlerim bir yerin kaydı değil, o yerde kalan duygunun izi. İzleyicinin kendi hatırasını bulabileceği bir boşluk bırakırım.
Atölye ziyaretlerinde tamamlanmış eserleri, devam eden çalışmaları ve eskiz defterlerini birlikte inceliyoruz. Koleksiyonerler için özel gösterim, okullar ve sanat grupları için tanışma buluşmaları düzenliyorum.
Çataklı, Akdeniz ışığını neredeyse dokunulabilir bir yüzeye dönüştürüyor.
Renk alanlarıyla kurulan bu resimler, izleyiciyi yavaşlamaya davet ediyor.
Sergi, manzara resminin bugün hâlâ ne kadar taze olabileceğini gösteriyor.